Sevgili müzik tutkunları, bir ağbeyiniz, bir kardeşiniz olarak müzik yapmak isteyen, müzik üretip yalnız kalan kişilere bir kaç bir şey söylemek isterim. Elbette bu satırlar şevkinizi ve azminizi kırmasın ama bu işin imkansıza yakın olduğu gerçeğini de görmezden gelmenizi istemem. Aforizmalar bir yere kadar gerçekçi olun ve sonrasında üzülmeyin. İnsan yaşadığını bilir değil mi? Elbet bir gün bu yazdıklarımı yaşarsınız, belki de kimbilir, yaşıyorsunuzdur.
Onca senedir müzikle uğraşmaktayım ve tam bir freelance müzisyenim. En başta kendi tadminim için müzik yapıyorum, kendime beğendirmek için, kendimin hoşnut kalması için ve manevi olarak tadmin olabilmek için çalışıyorum. Birileriyle yarışım yok. Böylelikle benim kulvarın galibi de olmuyor haliyle. Turne yapmak, belli bir sayıda konser vermek, müzik şirketinin istediği sayıda albüm çıkarmak gibi bir derdim yok. Canım isterse. Kimseye bağlı değil, hiç bir şeye mecbur değilim. İnsanlar ne kaçırdıklarının farkında olmayabilirler. Bana ne. Olsalardı. Akılları başlarında olsaydı da, aptallıkları, boş insanları, şak şakl'amasalardı, bana ne, kaybettiklerine, kaçırdıklarına yansınlar bence.Müziğin para getirisini soracak olursanız: Evinizi geçindiremezsiniz, onu söyleyeyim. Para kazanmak için müzik yapmayı düşünmek de büyük bir yanılgı zaten, para kazanmayi düşünüyorsanız gidin limon satın, inanın daha çok para kazanırsınız.
Kisaca; ille de birilerine bir şey ispat etme derdinde, bunu yapamamanın hırsı ve üzüntüsünde değilim anlayacağınız. Türkiye'de bu sektörde bunu yapmanın (kendini ispatın) mümkünatı da yok zaten. Sektörün bünyesinde bu yok. Yapamazsınız. İzin de vermezler. Kafalar belli. Araya sıkışacaksanız iyi ve hatırı sayılır bir el gerekecektir size. Ya o el, babanızın sözü geçen iyi bir arkadaşıdır yada ağababa bir yakınınızdır ya da oynak şirin, dekolteli bir kızsınizdır kimseye gerek kalmaz veyahut çok çok çok "Paranız" vardır. Şartlar bunlar. Müzik piyasasına girme ve yer edinme tarifi böyle. Şans, kader bunun neresinde derseniz, milyonda birinde derim.
Evet örnekleri var ama inanın çok az. Unutmayın, o insanlara bile birileri bir şeyler karşılığında yardım etti ve onlara yol açtı. Kimseden bedava bir şey beklemeyin. Mutlaka çıkarlar hesap ediliyordur. O düşündüğünüz; kader ağlarını ördü meselesi ancak filmlerde oluyor unutmayın. Bedelsiz hata var mı? Herkes bir karşılık veriyor. Nedense yapılacak olan hata da olsa kişi, sonucunu pembe hayallerle düşleyerek o hatayı göz göre göre yapıyor. Yeter ki kişi gerçek olmayan bir başarı kazansın. Yeter ki yaptığı hatanın bir getirisi olsun. Öyle çalışarak, bülbül gibi şakıyarak, okul okuyarak olmuyor bu müzik işleri. O eskidendi. İstersen tüm nota bilgilerini ye yut, istersen sesin bilmem kaç oktav olsun. Paran var mı paran? Çok para ama. Sana arka çıkan dayıların var mı? Uç noktalarda bir şeyler, aptallıklar yapabilmeye açık mısın? Her türlü teklife aćık mısın? Heh işte o zaman ister anır, ister bağır, müzik (sanat) yaparsın.
Evet örnekleri var ama inanın çok az. Unutmayın, o insanlara bile birileri bir şeyler karşılığında yardım etti ve onlara yol açtı. Kimseden bedava bir şey beklemeyin. Mutlaka çıkarlar hesap ediliyordur. O düşündüğünüz; kader ağlarını ördü meselesi ancak filmlerde oluyor unutmayın. Bedelsiz hata var mı? Herkes bir karşılık veriyor. Nedense yapılacak olan hata da olsa kişi, sonucunu pembe hayallerle düşleyerek o hatayı göz göre göre yapıyor. Yeter ki kişi gerçek olmayan bir başarı kazansın. Yeter ki yaptığı hatanın bir getirisi olsun. Öyle çalışarak, bülbül gibi şakıyarak, okul okuyarak olmuyor bu müzik işleri. O eskidendi. İstersen tüm nota bilgilerini ye yut, istersen sesin bilmem kaç oktav olsun. Paran var mı paran? Çok para ama. Sana arka çıkan dayıların var mı? Uç noktalarda bir şeyler, aptallıklar yapabilmeye açık mısın? Her türlü teklife aćık mısın? Heh işte o zaman ister anır, ister bağır, müzik (sanat) yaparsın.
Hele şimdilerde buralarda hiç kimse yeteneğiyle bir yerlere gelemez, içinde bulunduğum süreç boyunca bunu görmüş oldum, biliyorum.
Zamanının efsanesi Unkapanında, Plak Şirketleri yaparmış tüm müzik albümlerini insanlara. Her şeyini Plak şirketi üstlenirlermiş. Şimdi nerede o kafa? Şimdi o albümü cebinde paran varsa yaparsın. Onu da bir beklenti içerisinde yaparsan boşuna yaparsın, parana yazık olur. Beni şu keşfetti, bu keşfetti inanmayın, eskidendi o. Şimdi kimse kimseyi keşfetmiyor, aksine sen yırtınıyorsun, kendinden veriyorsun duyulmak için. Tabii ne kadar ileri gidebileceğin senin ahlakına kalmış.
Sahnede şarlatanlık mı yapan ararsın, ilginç olacağım diye rezil olan mı ararsın, para ve şöhret için yürüyen, müziği kendine alet eden mi ararsın, bunları baştacı edip ağızlarının içine düşeni mi ararsın, bir yerlerde boy gösterenleri iyi sananları mı ararsın.... Tüm bu çarpıklıklar mevcut bu müzik piyasasında. Bir kaç menajer diye etrafta dolaşıp sahneleri tutan ve hep bu örnek verdiğim tiplemelere prim yaptıran kişiler de yanında cabası. Mekanların ve menajer denen kişilerin tercihleri ne olur; Ya cinsel tercihi farklı olan birileri olur, ya sahnede her türlü abukluğu yapacak birisi yada çok sıkı dekolte giyebilen birisi olur veya kaşesi çok düşük birisi olur.... Ancak böyle sahne yapabilirsin. Düzgün bir icracıysan; hakkını arıyorsan, "dinleyeni yok" , "seyircisi yok" bunun diye tercih edilmezsin, bu böyle. 1+1=2 bu kadar net. Popüler bir semtte sırf kadın şarkıcı çıkaran mekan bile gördüm ben yahu. Haftalık programına bakıyorsun sırf kadın??? Hep bòyle. Erkek şarkıcı çıkarmıyor.
Bir de yaptığınız müziğin kime hitap edeceğine bir bakıcaksınız. Sizi kim anlayacak? Kendi müzik seçiminizi mi tercih etmelisiniz yoksa istenilen müziği mi yapmalısınız. Muhtemelen kaliteli ve anlamlı bir müzik yapıyorsanız dinleyici kitleniz düşük olacaktır. Bunun nedeni bence; zamanla orantılı. Yeni neslin uçuk kaçık, bize göre anlamsız kendilerine göre çok anlamlı şeyleri tercih etmeleri. "Kalite" kavramının değişmesi. Ortak aklın, "aklın yolu birdir" kavramının yok olması. Benim jenerasyonuma göre saçma gelen şeyler onların doğrusu olabiliyor bu zamanda. Mesela ben, sunulan tercih izleyici kitlesini etkilese bile müzikalitemden ödün vermem. Ben tam bir klasiğim. Bu yüzden siz de, "dinlenir miyim? şüphesiyle mi yoksa "benim yapacağım iş bu kardeşim" diyerek mi gönül rahatlığıyla müzik yapacaksınız, buna karar vermeli ve sonuçlarını tahmin edebilmelisiniz.
Uzunca sizi tutmak istemem sevgili müzik icrası isteklileri. Anlayacağınız, öncelikle hesabını tutmayacağınız bir paranızın olması sizi müzik piyasasında bir yere getirir. Ses yada yetenek sorun değil. Olanaklar o zaman karşınıza çıkar. İnsanlar etrafınızda iş yapmak için o zaman dönerler. Oluşan çevreniz ile de alır yürürsünüz. Fazla kasmayın yani herkesin kafayı şarkı söylemeye taktığı ve meşhur olma - popüler olma, kısa yoldan para kazanmanın peşinde olduğu bir yerde üzülmemek için iyi düşünmeniz gerekiyor. Gerçek müzik aşıklarına, emektarlarına ve üreticilerine üzülmek yakışmaz. O kadar çok utanması gereken insan varken...
Çin malı sevenler ve o mallara her türlü yatırımı yapanlar, sonra da kalkıp sonuçlarını beğenmeyenler düşünsün, siz üzülmeyin sevgili sanatçı arkadaşlarım. Zaten bu dönence, bu düzen, bu anlayış böyle sürüp gider, değişmez ve değmez.
Sahnede şarlatanlık mı yapan ararsın, ilginç olacağım diye rezil olan mı ararsın, para ve şöhret için yürüyen, müziği kendine alet eden mi ararsın, bunları baştacı edip ağızlarının içine düşeni mi ararsın, bir yerlerde boy gösterenleri iyi sananları mı ararsın.... Tüm bu çarpıklıklar mevcut bu müzik piyasasında. Bir kaç menajer diye etrafta dolaşıp sahneleri tutan ve hep bu örnek verdiğim tiplemelere prim yaptıran kişiler de yanında cabası. Mekanların ve menajer denen kişilerin tercihleri ne olur; Ya cinsel tercihi farklı olan birileri olur, ya sahnede her türlü abukluğu yapacak birisi yada çok sıkı dekolte giyebilen birisi olur veya kaşesi çok düşük birisi olur.... Ancak böyle sahne yapabilirsin. Düzgün bir icracıysan; hakkını arıyorsan, "dinleyeni yok" , "seyircisi yok" bunun diye tercih edilmezsin, bu böyle. 1+1=2 bu kadar net. Popüler bir semtte sırf kadın şarkıcı çıkaran mekan bile gördüm ben yahu. Haftalık programına bakıyorsun sırf kadın??? Hep bòyle. Erkek şarkıcı çıkarmıyor.
Bir de yaptığınız müziğin kime hitap edeceğine bir bakıcaksınız. Sizi kim anlayacak? Kendi müzik seçiminizi mi tercih etmelisiniz yoksa istenilen müziği mi yapmalısınız. Muhtemelen kaliteli ve anlamlı bir müzik yapıyorsanız dinleyici kitleniz düşük olacaktır. Bunun nedeni bence; zamanla orantılı. Yeni neslin uçuk kaçık, bize göre anlamsız kendilerine göre çok anlamlı şeyleri tercih etmeleri. "Kalite" kavramının değişmesi. Ortak aklın, "aklın yolu birdir" kavramının yok olması. Benim jenerasyonuma göre saçma gelen şeyler onların doğrusu olabiliyor bu zamanda. Mesela ben, sunulan tercih izleyici kitlesini etkilese bile müzikalitemden ödün vermem. Ben tam bir klasiğim. Bu yüzden siz de, "dinlenir miyim? şüphesiyle mi yoksa "benim yapacağım iş bu kardeşim" diyerek mi gönül rahatlığıyla müzik yapacaksınız, buna karar vermeli ve sonuçlarını tahmin edebilmelisiniz.
Uzunca sizi tutmak istemem sevgili müzik icrası isteklileri. Anlayacağınız, öncelikle hesabını tutmayacağınız bir paranızın olması sizi müzik piyasasında bir yere getirir. Ses yada yetenek sorun değil. Olanaklar o zaman karşınıza çıkar. İnsanlar etrafınızda iş yapmak için o zaman dönerler. Oluşan çevreniz ile de alır yürürsünüz. Fazla kasmayın yani herkesin kafayı şarkı söylemeye taktığı ve meşhur olma - popüler olma, kısa yoldan para kazanmanın peşinde olduğu bir yerde üzülmemek için iyi düşünmeniz gerekiyor. Gerçek müzik aşıklarına, emektarlarına ve üreticilerine üzülmek yakışmaz. O kadar çok utanması gereken insan varken...
Çin malı sevenler ve o mallara her türlü yatırımı yapanlar, sonra da kalkıp sonuçlarını beğenmeyenler düşünsün, siz üzülmeyin sevgili sanatçı arkadaşlarım. Zaten bu dönence, bu düzen, bu anlayış böyle sürüp gider, değişmez ve değmez.
BURAK KIRMIZITUNA YOU TUBE SAYFASI İÇİN TIKLA:
https://www.youtube.com/@burakkt

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder